BEYOBASI HAKKINDA
Beyobası
beldesi, Akdeniz ve Ege
Bölgeleri'nin birleştiği yerde,
Muğla - Fethiye Karayolu'nun 72.
km'sinde, birçok doğal güzelliğe ve
narenciye bahçelerine sahip olan
turistik bir beldedir.

İklim
Beyobası'nın
iç kesiminde Akdeniz iklimi, dağlık
bölgelerde ise Karasal iklim
görülür. Türkiye'nin Doğu
Karadeniz'den sonra en çok yağış
alan Beyobası ve çevresinde kış
yağmurlarının 3-4 ay sürdüğü
görülmüştür. Dört mevsim belirgin
olarak yaşanır.
.jpg)
Ekonomi
beldenin önemli ve neredeyse tek
denilecek geçim kaynağı, narenciye
bahçeleri dir. Belde nüfusunun
çoğunun narenciye bahçeleri
bulunmaktadır. Ne yazık ki çok cüzi
miktarlara satımı yapıldığın dan
belde halkının ekonomisinin fazla
iyi olduğu söylenemez. Tarım
ürünleriyle geçinen bir beldemizdir.
Beldede alabalık tesisi de
bulunmaktadır. Alabalık tesisi dış
ülkelere ihracat yapan bir tesistir.
.jpg)
Turizm
Özellikle yaz turizminin daha etkili
olan Beyobası'nın en önemli
özelliklerinden biri rafting
yapımına uygun yerler
barındırmasıdır. Dalaman Çayı
çevreside piknik yapmak için uygun
yerleri ve doğal güzellikleri
vardır. (Topgözü) Ayrıca Dalaman
Çayı'nın beldeye akan suları
üzerinde kurulmuş
restaurantlarındaki fırında
alabalığın lezzeti de turistleri
beldeye çekmektedir.Beyobası bu
kadar doğa güzelliği içinde olurken
turizm yatırımcılarını beklemektedir
.jpg)
Sandras Dağı Muğla çevresinin en
yüksek dağlarından biridir. Yuvarlak
çayı’nın gözü bu dağın eteğindedir.
Yaz kış aynı sıcaklığa sahip su
üzerinde lokantalar bulunuyor.
Balıkçı lokantaları da var. Yüzmek
içinde uygun yerler görmeniz mümkün.
Buraya ulaşabilmek için Köyceğiz-Ortacadan
Beyobası köyünden dağlara doğru
gitmek gerekir. Raftingçiler için
bir yol bulunuyor ve bu yoldan
bölgeye ulaşılabiliyor. Ayrıca bu
yol Akköprüye kadar da gidiyor.
Çayın Gözü görülmeye değer. Mersin
Ağacı, Nar, Çınar, limon, ceviz
ağaçları çevreyi süslüyor ve temiz
havaya doyum olmuyor.Orman içinde
lokantası çadırları ile kazancı
piknik alanı regreatif faaliyetler
için uygun. Tabi doğayı sevenler
için..Piknik alanı çevresinde tavus
kuşu, çin tavukları, tavşanlar
görülüyor. Hayvanlarında varlığı tam
bir doğal ortam yaratmaktadır.
Bölgede mola verebilir o güzel
ortamı sizde tadabilirsiniz. Kıl
çadırları kurulmuş olarak gözünüze
çarpacaktır.
.jpg)
Sandras Eteğinde bir “Tabiat
Mucizesi”
2294
metre yüksekliğindeki Sandras, Muğla
bölgesinin en yüksek dağı. Dağın
eteklerinde “saklı” duran iki
“cennet” var. 400 metre aralığı 300
metre derinliği bulunan Topgözü
Kanyonu ile yazın narenciye deposu
ovayı sulayan Yuvarlakçay, yemyeşil
bitki örtüsü ve tertemiz havasıyla
insana sağlık ve zindelik aşılıyor.
Kayaların arasından çıkıp, gün
ışığıyla tanışan kar suları seyrine
doyulmayan bir şelaleye dönüşüyor.
Başka söze hacet yok, burası ovası,
yaylasıyla, kanyonu, şelalesiyle
sanki bir “tabiat
mucizesi”.Fethiye'deki Saklıkent'in
bir benzeri de, Köyceğiz sırtlarında
yeralan ve 2294 metreyle Muğla
bölgesinin en yüksek dağı olan
Sandras'ın eteklerinde bulunuyor.
Topgözü Kanyonu: Kanyon aralığı 400
metre, sonrası ise 300 metre
derinliğinde bir uçurum. Kayaların
arasından gün ışığına çıkan kar suyu
burada şelale meydana getiriyor.
Nisan-Mayıs aylarında, coşan sulara
göğüs geren sert granit kayalar,
akarsuyun şiddetinden cilalı gibi
pürüzsüz olmuşlar. Çayhisar
bölgesindeki taş dibinden çıkan
sular Yuvarlak Çay'ı oluşturup yazın
narenciye deposu olan ovayı suluyor.
Çay, Beyobası Köyü ve Köyceğiz'in
Yangı bölgesinin içme suyunu
sağlarken diğer bölümü Köyceğiz
Gölü'ne dökülüyor. İçimiyle kaba bir
su olmasına karşılık, çok soğuk
olması çevredeki alabalıkların etine
lezzet ve dirilik katıyor.Yuvarlak
Çay üzerinde irili ufaklı 20'ye
yakın restaurant var. Bölge yemyeşil
bitki örtüsüne sahip, hava ise
temizden öte. Sandras ve Çiçek Baba
Dağları üzerinde bulunan Karaçam
ağaçları özellik taşıyan
ağaçlarımızdan. Yüzde sekseni
birinci sınıf ağaç sayılan
karaçamlar budaksız yayla çamı
olması sebebiyle doğrama ve
mobilyacılıkta aranan dayanıklı
sağlam keresteye sahip. Muğla
Valiliği tarafından Amerika'da
yapılan Türk Evi'nin kerestesi yine
bu dağın ağaçlarından
gönderilmiş.İsterseniz bütün gece
kalabileceğiniz restaurantlardan
Pınar ve Çınar, suyun üstüne kurulu
ahşap teraslarda su sesiyle yiyip
içmek isteyenlerin mekanı. Oltayla
doğadan alabalık tutanlara da
rastlanıyor. Restaurantlarda çiftlik
balıkları fırında odun ateşiyle
kiremitte pişirilirken köyün has
tereyağı da kullanılıyor. El
değmeyen sıcak kiremitte de
sofranıza geliyor. Aynı fırında
közlenmiş patlıcanlarla çoban salata
mutlaka gönderiliyor. Çevrede
kalanların yemeğe geldikleri
Yuvarlak Çay, akşamları kazak
gerektirirken gündüzleri akan suya
girilebiliyor. Yıl boyu açık
tesisler, çay'a Tarzan gibi atlamak
isteyenler için ağaçların yüksek
dallarına uzunca ip bağlamışlar. Su
soğukluluğu yaz-kış aynı: 10 derece.
Çayın yanına ağaçaltı hamaklar, uzak
tenha köşelere oturma ünitelerinden
oluşan localar yapmışlar. Çevreniz,
yaprakları çaya atılınca koku veren
mersin ağacı, nar, çınar, limon,
ceviz ağaçlarıyla dolu. Kış
aylarında bölgede yaban domuzu,
ördek avı da yapılıyor. Bıldırcın ve
keklik gibi kuş türleri oldukça
zengin. Çevrede yürüyüş alanları,
restaurantlara yakın park sahaları
ve kartlı telefon kulubesi bulunuyor
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)





