Hukuk,
belirli bir toplumda kişiler arasındaki
ilişkileri düzenleyen ve devletin yaptırım
gücüyle uyulması zorunlu kılınan davranış
kurallarının oluşturduğu düzen. Yazılı olsun
olmasın, hukuk kurallannı öteki toplumsal
kurallardan ayıran en önemli özellik
devletin yaptırım gücüyle desteklenmiş
olmasıdır. Bununla birlikte iç hukuk
düzeninde uyulması kişilerin isteğine
bırakılmış tamamlayıcı hukuk kuralları gibi,
uluslararası ilişkileri düzenleyen hukuk
kuralları da devletlerin yaptırım gücünden
yoksundur.
Hukuk, toplumsal ilişkilere bağlı olarak
sürekli gelişen bir kurumdur. Devletin
giderek artan bir biçimde toplumsal yaşama
müdahale etmesi ve bunu hukuk kurallan
koyarak gerçekleştirmesi, kişilerin hukuka
bağımlılığını artırmanın yanı sıra yazılı
hukuk kurallarının karmaşıklaşması sonucunu
doğurmuştur. Bu nedenle hukuk ve hukukçuluk
aynı zamanda bir uzmanlık alanı ve meslek
niteliğini de kazanmıştır.
Evrensel nitelikleri nedeniyle uygar
toplumlann hepsinde geçerli olan ortak hukuk
kurallannın dışında her toplumun yaşam
biçimi,
dünya görüşü, gelenek ve
göreneklerine bağlı olarak farklılık
gösteren hukuk kuralları da vardır. Hukuk
özü bakımından bir üst yapı kurumu
olduğundan, toplumla-nn temel ve yapısal
özelliklerine göre biçimlenmesi
kaçınılmazdır. Bu bağlamda ekonomik yapının,
hukuk düzeni üzerindeki etkisi büyük önem
taşır. Bu nedenle kâr amacına yönelik özel
girişimciliğe dayalı kapitalist sistemlerde
geçerli hukuk kurallarıyla, ekonomik
etkinlikleri büyük ölçüde devletleştirmiş
olan kolektivist sistemlerde geçerli hukuk
kuralları arasında önemli farklar bulunur.
Bununla birlikte bazı kapitalist
sistemlerde, devletleştirme ye planlı
kalkınma gibi kolektivist ekonomi düzenine
özgü öğeler yer alabilir; kolektivist
sistemlerde de özel mülkiyet ve rekabet gibi
kapitalist ekonomi düzenine özgü öğelere
sınırlı olarak yer verilebilir. Devletin
toplumsal yaşama müdahalesi bakımından özde
büyük farklılıklar taşıyan bu iki sistemdeki
özgürlük anlayışına bağlı olarak kişilerin
irade serbestliğine ilişkin hukuk kurallan
da büyük farklılıklar gösterir. Aynca
azgelişmiş ülkelerin hukuk düzenleriyle
gelişmiş ülkelerin hukuk düzenleri arasında
da önemli farklar vardır.
Bir ülkenin hukuk düzeni yasama organınca
oluşturulan yazılı hukuk kurallarını, yargı
kararlannı ve devletin iradesi dışında
oluşan genel hukuk ilkeleriyle örf ve adet
kurallarını kapsar. Genel hukuk ilkeleriyle
örf ve âdet kuralları gibi yazılı olmayan
hukuk kurallarının bağlayıcılık niteliği
kazanarak hukuk düzeninde geçerli olabilmesi
için devletin bu kuralları tanıyarak onlan
yaptı-nma bağlaması zorunludur. Aynca hukuk
kuralları emredici ve yasaklayıcı nitelikte
olabileceği gibi kişilerin iradesini
tamamlayıcı ve yorumlayıcı nitelikte de
olabilir. Bir ülkede hukuk düzeni bir bütün
oluşturmakla birlikte birbirinden farklı
bölümleri de vardır. Klasikleşmiş ayrıma
göre bunlar kamu hukuku ve özel hukuktur.
Kamu hukuku, devletin organlannın oluşumunu,
yetki ve görevlerini, kişilerin bu organlar
karşısındaki hak ve yükümlülüklerini
düzenleyen kurallardan oluşur. Özel hukuk
ise kişiler arasındaki hak ve yükümlülük
ilişkilerini düzenleyen kurallardan oluşur.
Öğretide kamu hukuku ile özel hukuku
birbirinden ayıran özelliklerin bu hukuk
alanlannda egemen olduğu kabul edilmektedir.
Kamu hukukunda kamu yaran, özel hukukta ise
özel kişilerin çıkarları öne çıkar. Kamu
hukuku kamu yaran ile özel kişilerin çıkarlarını,
birincisinin üstünlüğüne
zarar
gelmeksizin uzlaştırmaya çalışır. Özel hukuk
ise kişilerin birbiri karşısındaki
çıkarlarını eşitlik kuralını zedelemeden
uzlaştırmaya çalışır. Bu nedenle kamu hukuku
öznelerinin özel hukuk özneleri (gerçek ve
özel tüzel kişiler) karşısında üstün
yetkilerle donatılmış olmasına karşın, özel
hukuk özneleri arasında eşitlik kuralı
geçerlidir.
Ayrıca kamu hukuku ve özel hukuk bölümleri
çeşitli hukuk dallarını içerir. Başta
anayasa hukuku olmak üzere uluslararası kamu
hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, icra ve
iflas hukuku, yargılama hukuku gibi hukuk
dallan kamu hukuku bölümünü oluşturur. Buna
karşılık medeni hukuk, borçlar hukuku,
uluslararası özel hukuk ve ticaret hukuku
gibi hukuk dallan da özel hukuk kapsamına
girer. Karma nitelikte hukuk dallan arasında
fikri hukuk, deniz hukuku, hava hukuku, iş
hukuku ve toprak hukuku sayılabilir. Bu
hukuk dallannı oluşturan hukuk kurallan bazı
yönleriyle kamu hukukunun, bazı yönleriyle
de özel hukukun özelliklerini taşırlar.
Ayrıca önceleri idare hukuku dalı içerisinde
yer alırken, kazandığı önem dolayısıyla
giderek bağımsızlaşmaya başlayan maden ve
petrol hukuku, ticaret hukukundan kopan
bankalar hukuku ve uluslararası hukuktan
ayrılarak farklı bir dal oluşturan uzay
hukuku gibi yeni hukuk dalları da ortaya
çıkmıştır.